9/3/2008 - Domates sindirime yardımcı
Vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile domates, damarları yumuşatıyor.
 Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor. Hazmı kolaylaştırıyorDomatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/3/2008 - Su yerine salatalık
Yaklaşık yüzde 90'ı sudan oluştuğu için düşük enerji içeren salatalık birlikte yendiği yüksek enerji taşıyan gıdaların enerjilerini azaltıyor.
Gıda Mühendisleri Odası Konya Şubesi yöneticilerinden gıda mühendisi Tahsin Süer, vücutta yağ birikmesi nedeniyle oluşan şişmanlığın en büyük nedeninin, yüksek kalorili besinlerin tüketilmesi ve bu enerjinin yakılamaması olduğunu belirtti.
Kalori hesabı yapmakta fayda var Süer, her gıda maddesinin, vitamin, karbonhidrat, protein, şeker, yağ gibi farklı maddeler ihtiva ettiğini, diyet yapanların ya da kilo almadan sağlıklı beslenmek isteyenlerin hangi gıda maddesinde ne kadar kalori olduğunu kabaca da olsa bilmesinde yarar olduğunu ifade etti.
Kalorisi düşük, diyete uygun gıdaların özellikle sebzeler olduğuna dikkati çeken Süer, örneğin salatalığın yüzde 90'ından fazlasının sudan oluştuğunu, yüzde 1 oranında bile yağ içermediğini, bu nedenle salatalık yenmesinin su içmekten farksız olduğunu vurguladı.
Süer, salatalıkta, bünyelerinin yüzde 90'dan fazlası aynı şekilde sudan oluşan diğer yeşil sebzelerde olduğu gibi vücudun ihtiyaç duyduğu çeşitli mineraller ve B vitamininin yer aldığına dikkati çekti.
Su içmek yerine salatalık ye Bir yaz meyvesi olan, serinletici özelliği ve lezzetiyle yoğun şekilde tüketilen karpuzun da büyük bölümünün sudan oluşan gıdalardan biri olduğunu belirten Süer, şunları kaydetti:
"Bu nedenle özellikle salatalık ve karpuz, diyet için en çok tercih edilen sebze ve meyveler arasında yer alıyor. Yaklaşık yüzde 90'ı sudan oluştuğu için düşük enerji içeren salatalık başta olmak üzere yeşil sebzeler ve karpuz, birlikte yendiği yüksek enerji taşıyan gıdaların enerjilerini azaltıyor. Bu meyve ve sebzeler, yoğun şekilde yağ, protein ya da karbonhidrat ihtiva eden gıdalarla birlikte yenildiğinde onları absorbe ederek, vücutta yağ şeklinde birikmelerini azaltır. Bu nedenle diyet yapanlara, bol miktarda salatalık ve karpuz tüketmelerini öneriyoruz."
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/3/2008 - Çay, kahve midenizin düşmanı!
Aşırı çay, kahve içilmesi, kola gibi gazlı içeceklerin tüketilmesi, sigara alışkanlığının artması reflüye zemin hazırlar.
Beslenme ve yaşam tarzının değişmesi, farklı sıkıntı ve hastalıkları da beraberinde getiriyor. Mide asidinin, anormal bir şekilde yukarı doğru çıkarak yemek borusuna ve boğaza gelmesi durumunda oluşan reflüyü uzmanlar modern toplum hastalığı olarak niteliyor.
'Fast food'dan uzak durun! Reflünün beslenme düzeninin değişimiyle bağlantılı olduğunu ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Dursun Buğra, "Günümüzde daha çok fast food, hızlı yemek yeme alışkanlığı, kötü yağlarla yapılan gıdaların tüketimi, aşırı çay, kahve içilmesi, kola, soda, bira gibi gazlı içeceklerin tüketilmesi, sigara alışkanlığının artması reflüye zemin hazırlar. Tüm bunlar mideden yukarıya doğru asit kaçışını kolaylaştırıcı etkenlerdir" dedi.
Kötü beslenme alışkanlığı nedeniyle kiloların da artmaya başladığını belirten Prof. Dr.Dursun Buğra "Kilonun biriktiği yer ise en sıklıkla karındır. Karında biriken fazla kilolar, yağ artışı midenin basıncını artırır, dolayısıyla mide içindeki yüksek basınçtan, daha düşük basınçlı yemek borusuna doğru hem asidin hem de gıdanın kaçışı kolaylaşmış olur ve bunlar da reflüyü kolaylaştıran etkenlerdendir" diye konuştu.
İlaç tedavisi etki etmediği takdirde cerrahi girirşimler yapılabilir.
Reflüde tek çözüm ilaç tedavisi Reflü tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntemin ilaç tedavisi olduğunu belirten Prof. Dr. Buğra, tek başına ilaç tedavisinin de yeterli olmayacağını hastanın da yardımının gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Dursun Buğra, yaşam tarzının mutlaka değiştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Kişinin kilo alımı, kötü beslenme, gazlı içecekleri içme, kahve ve sigara gibi olumsuz etkenlerden vazgeçmesi gerekir" dedi.
Yüzde 90'ı tedavi edilebiliyor Geceleri baş tarafın yükseltilmesi ve asit önleyici ilaçlarla hastalığın yüzde 90’ının tedavi edilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Buğra, "Tedaviden sonra yakınmaları tekrar ortaya çıkanlarda ya da ilaç tedavisinden hiç yarar görmeyenlerde ise cerrahi girişimler yapılabilir" diye konuştu.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/3/2008 - Tuz yerine maydanoz
Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanmak daha sağlıklı.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Asal Ulus, fazla tuz tüketiminin kemik erimesi yaptığını belirterek, bir kişinin günlük tuz alımının 6 gramı geçmemesi gerektiğini söyledi.
Kalsiyum kaybına neden oluyor Ulus, "Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanılabilir" dedi.
Fazla tuz tükeminin idrarda kalsiyum atılımını artırarak kemiklerde kalsiyum kaybına neden olduğunu vurgulayan OMÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Asal Ulus, fazla tuz tüketiminin kemik erimesi yaptığını kaydetti. Tuzun yüksek tansiyon, kalp krizi ve felç riskini tetiklediğini söyleyen Ulus, şöyle konuştu:
Mide kanserine de yol açabilir "Aşırı tuz aynı zamanda mide kanserine neden olur. Fazla tuz tüketimi, kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini artırır. Özellikle çocukların erişkinlere oranla daha az tuz tüketmeleri gerekmektedir. Çünkü çok tuzlu beslenen çocuklar, daha az tuz tüketenlere göre daha yüksek tansiyona sahip olur."
Aileleri fast food beslenmeye karşı da uyaran Ulus, özellikle çocukların fast foodlardan uzak tutulması gerektiğini vurgulayarak, "Çünkü fast foodtaki tuz oranı diğer besinlere oranla çok yüksek. Çocukken yüksek tansiyonu olanların erişkin yaşamlarında da hipertansiyon riski altındadır. Bir kişinin günlük tuz alımı 6 gramı geçmemeli. Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dere otu ve fesleğen gibi bitkilerle baharatlar kullanılabilir" diye konuştu.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/3/2008 - Kanserle savaşan yiyecekler
Günde 5 porsiyon sebze ve meyve yenmesi kanser riskini yüzde 20'den fazla azaltıyor.
ABD'nin önde gelen sağlık ve tıp yazarlarından Dr. Maggie Greenwood-Robinson kaleme aldığı "Kanserle Savaşan Yiyecekler" adlı kitabında kanser ve beslenme ilişkisi üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriliyor.
Sebze yiyin! AICR'ye göre, günde 5 porsiyon sebze ve yemek yenmesi kanser riskini yüzde 20'den daha fazla düşürüyor. Kitapta, kansere karşı en koruyucu sebze ve meyveler; havuç, soğan, sarımsak, brokoli, yeşil yapraklılar, domates, narenciye ve baklagiller olarak sıralanıyor.
Doymuş yağlar yakından ilişkili "Gelecekte kanserle savaş çabalarının 'mucize haplar' yerine diyetsel ayarlamalar etrafında döneceği" vurgulanan kitapta, doymuş ve trans yağların; prostat, kolon ve göğüs kanserleriyle ilişkili olduğuna işaret ediliyor.
Kitapta, beslenmede kırmızı et ve hayvansal yağlarda bulunan doymuş yağlar ile katı margarin ve katı yağlar olarak bilinen trans yağların hücre zarlarına zarar verdiği, bu nedenle de hücreleri istilacılara karşı koruyamadıklarına işaret edilerek, beslenmede yağ oranının mutlaka düşürülmesinin önemine değiniliyor.
Lİfli gıdalar tüketin "Lifli yiyecek tüketiminin artırılması ve güçlü bir kanser savaşçısı olan C ve E vitaminlerinin bolca alınması" önerilen kitapta, "Eğer aktif kalırsanız, sağlıklı bir kiloyu koruyup, sigara içmezseniz ve doğru beslenmeyi sürdürürseniz, kanser riskiniz yüzde 70'e kadar azalır" deniliyor.
Yiyecekler:
Aynı kitapta yer alan kanser türleri ve buna karşı koruyucu yiyecekler de şöyle:
Mesane: Sarımsak, yeşil yapraklı sebzeler, soya ürünleri, çay (yeşil ya da siyah), sarı-turuncu sebzeler, yoğurt ve diğer fermente süt ürünleri.
Göğüs: Yüzde 1 yağlı süt, elma, buğday kepeği, Brezilya fındığı, baklagiller ve fasulyeler, brokoli, Brüksel lahanası, küçük mantarlar, lahana, havuç ve havuç suyu, kiraz, vişne, yağlı balık (somon, ton), keten tohumu, keten tohumu yağı, sarımsak, kök lahana, düşük yağlı süt ürünleri, kabuklu yemişler, kırmızı turp, soya ürünleri, ıspanak, tam tahıllar, sarı-turuncu sebzeler, yoğurt.
Kolon: Brezilya fındığı, brokoli, Brüksel lahanası, lahana, havuç, karnabahar, sap kereviz, yağlı balıklar, sarımsak, üzüm ve üzüm suyu, kara lahana, baklagiller, kıvırcık, düşük yağlı süt ürünleri, kabuklu yemişler, yulaf kepeği, tam tahıllar, yoğurt ve diğer fermente süt ürünleri.
Yemek borusu: Yeşil çay, domates, domates ürünleri.
Karaciğer: Sarımsak, yeşil çay.
Akciğer: Brezilya fındığı, brokoli, Brüksel lahanası, lahana, havuç ve diğer sarı turuncu sebzeler, karnabahar, acı biber, kara lahana, düşük yağlı süt ürünleri (kaymağı alınmış süt hariç), soğan, portakal, ıspanak, diğer yeşil yapraklı sebzeler, domates ve domates ürünleri.
Yumurtalık: Brokoli, Brüksel lahanası, lahana, karnabahar, kara lahana ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, sarı-turuncu sebzeler.
Pankreas: Baklagil, çay, domates ve domates ürünleri.
Prostat: Brezilya fındığı, Brüksel lahanası, brokoli, lahana, kanola yağı, karnabahar, kara lahana, az yağlı süt ürünleri, zeytinyağı, fıstık yağı, soya ürünleri, domates ve domates ürünleri.
Mide: Brokoli, Brüksel lahanası, lahana, bakla, sarımsak, yeşil çay, kara lahana, soğan, portakal ve diğer narenciye meyveleri, domates ve domates ürünleri, tam tahıllar.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
__HÜZÜNDİOKSİT__
Kategoriler
Arkadaşlarım
qizlikent foryou91
sitene ekle
|